1. Bölüm: Yüceler Yücesi Cenâb-ı Hakk’ın Resûl-i Ekrem’in Şân ve Şerefini Yüceltmesi

2. Kısım: Allah Teâlâ'nın, Resûl-i Ekrem'e Beden ve Huy Güzellikleri, Din ve Dünya Üstünlükleri Vermesi

Peygamber Efendimiz'in Güzel Ahlâkı

Önceki Ders 13 Aralık 2015
Sonraki Ders 27 Aralık 2015

DERSİ PAYLAŞ:

Euzu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi rabbil alemin. Vessalatü vesselamü ala seyyidina Muhammedin. Ve alihi ve sahbihi ecmain. Pek kıymetli kardeşlerim Şifa-i Şerif dersimize başlıyoruz. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin güzel ahlakını konuşuyorduk. Geçen hafta şunu söyledik: Peygamberi Zişan Efendimiz gençliğinde cahiliye halkının yaptığı eğlenceleri merak etti Bende katılsam da ne yapıyorlar bir görsem, dedi. Oraya giderken yolda Allah Teala Hazretleri ona bir uyku verdi. Ve uyandığı vakit sabahın olduğunu, eğlencelerin çoktan bittiğini fark etti ve geri döndü. Bu iki defa oldu. Cenabı Rabbül Alemin onun böyle şeylere katılmasını uygun bulmadı. Çünkü Allah Teala Hazretleri, peygamberlerini korur. Onları fenalıklardan muhafaza buyurur. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'i de her zaman, her türlü fenalıktan korumuştur. Şurada kaldık. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Peygamberler çocukluk çağından çıkıp da peygamberlikleri kesinleşince, Cenabı Hakk'ın onlara olan lütufları arka arkaya gelmeye başlar. Yani daha peygamber olmadan önce, Allah Teala onlara birtakım lütuflarda bulunur. (Arapça metin okuyor) Ilahi nurların, ilahi bilginin ışıkları, nurları onların kalplerini aydınlatır. Peygamberliğe hazırlık dönemi olmak üzere, Allah Teala'nın lutfedeceği bilginin, bilgilerin ışıkları onların kalplerini aydınlatmaya başlar. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Sonunda ne olur? Sonunda qeygamberler hedefe, yani kemal mertebesine varırlar. Allah Teala onları hazırlaya hazırlaya peygamberliğe doğru, yetiştire yetiştire neticede zirve noktasına ulaşırlar. Allah Teala, o peygamberleri o insanları, peygamber olarak seçtiği için, özel bir çaba sarf etmeden Peygamberlik makamının gerektirdiği O yüce ahlakı kazanırlar. Allahu Teala, onları peygamberlik makamına böyle hazırladığı için kendileri, ben şunları öğreneyim, bunlarda bana lazım olur tarzında bir gayretin içerisine girmeden Allah Teala kendilerini yetiştirdiği için, peygamberliğe hazırladığı için Peygamberlik makamının icap ettirdiği o yüce ahlakı kazanırlar. Buna dair müellifimiz, bir ayeti kerime zikrediyor diyor ki; Allah Teala Hazretleri Kasas suresinin 14. ayeti kelimesinde şöyle buyurmuştur. (Arapça metin okuyor) Musa aleyhisselam dan bahsediyor Allah Teala Hazretleri. Musa olgunluk çağına gelince, biz ona olayların esasını kavrayıp, adaletle hükmetme gücü ve bilgisi verdik. Musa Aleyhisselam, efendim, olgunluk çağına geldikten sonra biz ona bir takım vasıflar kazandırdık. Ne oldu? Olayların esasını kavradı. Olup bitenler neden oluyor? Neden böyle oluyor? Bunu anladı. Ve biz ona adaletle hükmetme gücü verdik. Adaletle hükmetme bilgisi verdik buyuruyor Allah Teala. Bu diğer peygamberler için de var. Mesela Yusuf suresinin 22. ayeti kerimesinde Hz. Yusuf için de Yusuf işte olgunluk çağına girince diye başlayan ayeti kerimede aynı şey söyleniyor. Demek ki Allah Teala peygamberlerini, peygamberliğe hazırlıyor. Bunun için gerekli bilgilerle onları donatıyor. Onların bir başkasından bilgi, ilim öğrenmesine hacet kalmadan Cebrail Aleyhisselam, onların hocası oluyor. Gerekli bilgileri peygamberlere Allah Teala'nın uygun gördüğü bilgileri öğretiyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Kadı İyaz diyor ki, Allah ona rahmet eylesin. Bazı kimseler vardır ki, Onlar peygamber değildir. Ama onlarda peygamberlerde bulunan güzel ahlakın tamamını olmasa bile, bir kısmını görürüz. Böyle insanlar vardır. Peygamber değildir ama güzel ahlaklıdır. Peygamberlerde bulunan ahlâkın tamamı değilse de, bir kısmını o kimselerde görürüz. Bu insanlar, Allah Teâlâ'nın inayetiyle güzel huyların tamamına kolaylıkla sahip olurlar, diyor. Allah Teala'nın layık gördüğü, münasip gördüğü birtakım insanlar Peygamber değildir ama Cenabı Hakk'ın lütfuyla Peygamberlerde bulunan güzel ahlakın bir kısmına sahip olurlar. Görürsünüz, dersiniz ki melek gibi adam, ne güzel adam. Ne alim adam. Onun verdiği bilgilere ve güzel huylara hayran kalırsınız. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Biz diyor bazı çocukların güzel hallere sahip olduğunu görürüz. Yani bu hal sadece yetişmiş kişilerde, alim, fazıl kişilerde değil, çocuklarda bile görürüz. Güzel hallere sahiptirler. Güçlü bir zekaya ve anlayışa sahiptirler. O çocuklar. Hem zekidirler, hem de anlayışları kuvvetlidir. Yerinde ve düzgün konuştuklarını görürüz. Çocukların bile, yani iyi bir insan olacağı anlaşılan çocukların efendim, yerinde konuştuğunu, düzgün konuştuğunu görürüz. Allah Teala'nın onlara cömertlik duygusunu verdiğini görürüz. Böyle farklı çocuklar da vardır diyor. Daha çocukluk çağlarında, peygamber ahlakına sahip olurlar. Efendim. Insanlar onları takdir ederler, beğenirler. Maşallah ne güzel işte anlayışı var filan gibisinden. (Arapça metin okuyor) Biz bazı çocukların da bu huylara sahip olmadığını görürüz. Tam zıttı efendim. Kötü alışkanlıklara, kötü huylara sahip olduğunu görürüz. Demek ki daha çocukluk çağında, başlıyor iyi olma alametleri kendini gösteriyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Diyor ki Kadı İyaz, bir kimse yaratılıştan güzel huylara sahip değilse, demek ki bazı güzel huylar yaratılıştan getiriliyor. Bazı insanlar yaratılıştan böyle güzel huylara sahip değilse, çalışıp çabalamak suretiyle bu güzel huyları kazanabilir. Allah Teala Kuranı Kerim'in de, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem hadisi şeriflerinde bize güzeli, güzel ahlakı tavsiye ediyor. Söyle olun diyor, böyle yapın buyuruyor. Demek ki, bunlar özel gayretle elde edilebilecek şeyler ki hem Cenabı Mevla, hem Cenabı Peygamber bize bunları tavsiye ediyor. Söyle olun, böyle olun. Müellifimiz de öyle diyor. Bazı güzel huylar çalışıp çabalamak suretiyle elde edilebilir. Güzel olmayan birtakım huylar düzeltilebilir. Fark edersiniz, kendinizde uygun olmayan bazı huyların mevcut olduğunu görürsünüz. Ben bu kötü huyu izale edeceğim, dersiniz. Gayret edersiniz, Allah'tan yardım istersiniz ve muvaffak olursunuz. Bu olur diyor. Kötü huylar böyle gayretle düzeltilebilir. Bazı kimselerde güzel ahlak yaratılıştan vardır, diyor. Bazı insanlarda güzel ahlak Cenabı Hakk'ın bir lütfu olarak yaratılıştan vardır. Bazıları da o güzel huyları sonradan kazanırlar. Kendi gayretleriyle, özel çabalarıyla. Efendim, o güzel huyları, Peygamberlerin özellikle Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın tavsiyelerine uyarak kazanırlar güzel huyları. İşte bu sebeple bazı kimseler, daha güzel huylu olabilir. Bazı kimselerde ise, güzel huylar daha az bulunabilir diyor. Demek ki bu ilahi bir lütuftur. Allah Teala Hazretleri, bazı insanlara güzel huyları doğuştan veriyor. Yine Allah Teala'nın lütfuyla bazı insanlar kendi gayretleriyle de, birtakım yaramazlıklarını izale buyuruyor, izale edebiliyorlar. Kendi gayretleriyle. Daha güzel bir ahlaka sahip olabiliyorlar. Güzel huylar, bazı kimselerde daha çok olabiliyor, bazılarında daha az olabiliyor. (Arapça metin okuyor) Kadı İyaz bu sözü kendi sözüymüş gibi söylüyor ama aslında bu bir hadis-i şeriftir. Yani hadisi şerifi böyle yerinde kullanıyor. Bu hadiste, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; herkes ne için yaratıldıysa onu kolayca elde eder. Allahu Teala, bir insanı iyi bir insan olarak yaratmışsa o insan kendi gayretleriyle doğru yolu bulabilir. Bir takım güzellikleri kazanabilir. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Insanların huyları, birbirinden farklıdır. Herkes aynı huya sahip değildir diyor müellifimiz. Bu sebeple, ilk devir alimleri yani ashab-ı kiram, tabiin tebei tabiin dediğimiz bu selef alimleri, bu hususta ihtilaf etmişlerdir. Güzel ahlaklı olanlar, acaba bu ahlaka doğuştan mı sahip olmuşlardır, yoksa sonradan mı kazanmışlardır? Alimler, İslam büyükleri bu hususta ihtilaf etmişlerdir. Demek ki bir kısmı diyor ki, insanlar bu güzel ahlaka doğuştan sahiptirler. Bir kısmı da diyor ki hayır sonradan kendi gayretleriyle, özel himmetleri ile g güzel huyları kazanırlar. Cehd eder, gayret eder, çabalar. Kendisindeki kötü huyu giderir. Güzel huya sahip olabilir demiş bazı alimler. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Ünlü bir müfessir var. Tefsir alimi var. İbni cerir et Taberi. Bu zat aynı zamanda büyük bir tarihçidir. Yani İslam tarihi vardır. Vefatı 310, yani Peygamber Efendimizden 300 sene sonra vefat etmiş. Bir Alim İbni cerir et Taberi. Bu alimin ilk devir alimlerinin şöyle dediğini naklediyor. İbni cerir et Taberi. Ne demişler? Güzel ahlaka insan doğuştan sahip olur demişler. Insan güzel ahlaka doğuştan sahip olur demişler. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) İbni cerir et Taberi bu görüşü ashab-ı kiramdan Abdullah ibni Mesud Hazretleri'nden rivayet etmiştir. Abdullah ibni Mesud böyle demiştir. Yani güzel ahlakı insan doğuştan getirir. Doğuştan sahip olur güzel ahlaka demiş. Tabiin alimlerinden Hasan-ı Basri de Hasan-ı Basri'den de bu görüş rivayet edilmiştir. El-hasen dendimi kitaplarınızda, Hasan-ı Basri hatıra gelir. Şöhreti sebebiyle. Zaten kendisi de Hasan-ı Basri yok, Taberi zaten Taberi de insanın güzel ahlaka doğuştan sahip olduğu görüşünü kabul etmiştir. Taberi'nin görüşü bu. Evet yani İbni Mesudun dediği gibi, güzel ahlak doğuştan getirilir. İnsan güzel ahlaka doğuştan sahip olur. Demek ki bu görüş daha yaygın. (Arapça metin okuyor) Kadı İyaz diyor ki, fakat bu konuda doğru olan bizim daha önce söylediklerimizdir. Yani ahlakın bir kısmı, doğuştan getirilir, bir kısmı sonradan kazanır. Her ne kadar büyük alimlerimizden bir kısmı Abdullah ibni Mesud gibi bazı sahabeler güzel ahlakın doğuştan getirildiğini söylüyorsa da, diyor müellifimiz bu ahlakın bir kısmı özel gayretle, çaba ile elde edilir. Öyle tabii. Dediğim gibi, özel gayretle ahlak kazanılmamış olsa ayeti kerimelerde niçin şöyle olun, böyle olun diye tavsiye buyuruluyor? Hadisi şeriflerde Efendimiz, neden bize hep güzel ahlakı öğütlüyor? (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Ashab-ı kiramdan ilk müslümanlardan Sa'd İbni Ebi Vakkas dan bahsediyor. Saad dediği o. Allah ondan razı olsun. Altıncı, yedinci veya sekizinci müslümanlardan. Ve yiğit sahabi, kumandan sahabi. Efendimizden şunu nakletmiş, rivayet ediyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Efendimizin bu hadisi şerifini Sad ibni Ebi Vakkas rivayet ediyor. Efendimiz ne buyuruyur? Mümin her huya sahip olabilir. Müminde kötü huylar da bulunabilir yani. Ama onda şu iki kötü huy asla bulunmaz. Ben müminim diyen insan da şu iki huyu asla bulunmaz, diyor Peygamber Efendimiz. Neymiş acaba o iki kötü huy? Mümine hiç yakışmayacak kötü huy. Birisi hıyanet, hainlik, ikincisi yalancılık. Her huy, her kötü huy bulunabilir de müminde. Iki huy bulunmaz. Mümin hain olmaz asla. Ve yalancı olmaz, hiç yalan söylemez. Hatırlayınız, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem müminlere ahlaktan bahsederken efendim, büyük günahlardan bahsederken, bir yere yaslanıyormuş. oturumunun üstüne geliyor, oturuyor ve diyor ki ve birde yalancılık. Yalan söylemek. Yalancı şahitlik yapmak, diyor. En büyük günah budur diyor Peygamber Efendimiz. Demek ki müminde yalancılık asla olmaz. Hainlik asla olmaz. (Arapça metin okuyor) Hz. Ömer de şöyle demiştir. Kendi ifadesidir bu. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Şu iki huyu diyor Hz. Ömer Allah Teala dilediği kimseye onu yaratırken verir. Şu iki huyu, Allah Teala istediği kimseye onları yaratırken verir. Bunlar cesaret ve korkaklıktır diyor Hazreti Ömer. Cesaret ve korkaklık insanın tabiatında vardır. Doğuştan gelen bir şeydir, huydur. Ya cesur olur veya korkak olur. Hz. Ömer böyle söylüyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Allah Teala'nın, insanlara verdiği bu güzel huylar ve değerli özellikler pek çoktur. Allah Teala insanlara bu söylediklerimizin dışında çok güzel huylar, özellikler lutfetmiştir. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Biz diyor müellifimiz bu huyların hepsine işaret edeceğiz. Bahsedeceğiz, bu güzel huylardan bahsedeceğiz. Yalnız belli bunların önemlilerini, belli başlı larını anlatacağız. Hepsini değil de belli başlılarını söyleyeceğiz. Peygamber Efendimizin övülecek huylarını ve özelliklerini bir bir ele alacağız bundan sonraki kısımlarda bunları ele alacağız. Yani Peygamber Efendimizi geniş bir şekilde tanıtacağız. Diyor ve yeni bir fasla geçiyor. (Arapça metin okuyor) Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin güçlü bir akla sahip olması bahsi. Yani Efendimizin aklının çok mükemmel olduğunu, insanların akıllarıyla mukayese edilemeyecek birakla sahip olduğunu anlatacak şimdi bize. Elbette Allah Teala Hazretleri onu alemlere rahmet olarak yaratılmıştır. Ve bize örnek olarak göndermiştir. Ayeti kerime öyle diyor ya. Allah'ın Resulünde sizin alacağınız pek çok örnekler vardır. (Arapça metin okuyor) Onun için Allah Teala Hazretleri, ona öyle bir akım lütfediyor ki, en doğru olanları yapıyor, en güzel olanları ümmetine tavsiye buyuruyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Ahlakın, yani güzel huyları esası akıldır, diyor müellifimiz. Güzel huylar, akıldan kaynaklanır, akıl sayesinde elde edilir. Ahlakın kaynağı akıldır, diyor. Akıl, güzelle çirkini ayırt eder. Ahlakın merkezi de akıldır, diyor. Yani elbette güzeli, doğruyu Kur'an-ı Kerim, hadisi şerifler belirtir. Akıl da bunu tasdik eder, kabul eder. Uygular. (Arapça metin okuyor) İlim ve marifetin, yani irfanın manevi derinliği, kaynağı akıldır. Bunlar akıldan doğar. Yani ilim de akıldan doğar, marifet dediğimiz, irfan dediğimiz manevi haller manevi derinlik akıldan doğar. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Neler akılla sağlanır? Şimdi müellifimiz bize bunu söylüyor. Başka neler akıllı sağlanır? Keskin görüş. Insanlarda bulunan isabetli görüş, keskin görüş akılla sağlanır. Doğru anlayış akılla sağlanır. Yani meseleleri doğru anlama ve kavrama akılla mümkün olur. Hedefi iyi belirleme, ne yapacağını iyi tespit etme ve ona doğru yürüme akılla belirlenir. sağlanır. Gerçeğe uygun şekilde sonuç elde etmek yine akılla sğlanır. Akıl diyor böylesine önemlidir. Insanın yapacağı güzel hareketleri, güzel işleri akıl gösterir. Iyi hedefe, doğru hedefe akılla varılır. En uygun sonuçlar akılla elde edilir. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Başka neler akılla sağlanır? Müellifimiz şimdi bunları anlatıyor da diyor ki: cinsel duyguları kontrol altında tutmak akılla mümkündür. Allah Teala, insanlara cinsi duygular vermiştir, şehvet vermiştir. Ama şehvetin bir iyisi var, bir kötüsü var. İyisi hangisi? Mutedil olanı, normal olanı, aşırıya kaçmayanı. Kötüsü? İnsanı peşinden sürükleyen, ona birtakım rezillikleri işleten şeylerdir. Onun için akıl cinsel duyguyu dengede tutar. Yani helaliyle, eşiyle beraber olacağı zaman der ki bu tamamdır. Bu bana yeter. Artık gözü dışarıda olmaz. Başkasında olmaz. Şehvetini kontrol altında tutar. Şehvetine sahip olmayanlar, başka yollara saparlar. Gayri ahlaki işler yaparlar. Helali olmayan insanlarla şehvetlerini teskin ederler. Insanları idare etme işleri en uygun şekilde yönetme yine akılla mümkün olur diyor. İşleri en güzel şekilde yönetme, akılla mümkün olur. Hem insanları idare etme kabiliyeti akıllı sağlanır. Üstün değerleri kazanmak kötü şeylerden uzak durmak da akılla sağlanır. Üstün değerleri, faziletleri elde etmek yine akıllar mümkün olur. Kötü şeylerden korunmak da akılla mümkün olur diyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimizin anlama kabiliyetinin, kavrama yeteneğinin üstünlüğünü, üstünlüğüne daha önce işaret etmiştik, bunu söylemiştik. Efendimiz, meseleleri en iyi tarzda anlar, en iyi tarzda kavrar. Ayrıca Allah Teala'nın ona lütfettiği, bağışladı ilmin hiçbir kula verilmediğini de daha evvel söylemiştik diyor. Şifa i Şerif'in ikinci kısmında, Allah Teala'nın Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimize verdiği beden ve huy güzellikleri diye bir bahsimiz vardı. Efendimize, din ve dünya üstünlüklerini vermesi bahsinde bu meseleye temas etmişti müellifimiz, bize onu hatırlatıyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Müellifimiz diyor ki, Resulü Ekrem Efendimizin anlayıp kavrama yeteneğinden söz ediyoruz burada. Biz burada, Peygamber Efendimize anlayışının ne kadar güçlü, kavrayışın ne kadar kuvvetli olduğunu anlatıyoruz. Peygamber Efendimizin bu kabiliyetlerinin, yani anlayış ve kavrama kabiliyetlerinin çok üstün olduğunu nasıl anlayabiliriz? Nasıl bileceğiz biz bunu? Onun ilminin derinliğini biz nasıl görebiliriz? Bunlar onun yaşayışını, yaşama tarzını, yaşama üslubunu araştırmak suretiyle anlaşılabilir. Peygamber Efendimiz nasıl yaşamıştır? Buna bakacağız. Hayatını öğreneceğiz. Ahlakın öğreneceğiz. Ancak o zaman Efendimizin kabiliyetlerinin üstünlüğünü, ilminin derinliğini fark ederiz. Fahri Cihan Efendimizin özlü sözlerini okumak lazım. Güzel ahlakını okumak lazım. O mükemmel hayatını okumak lazım ki, ancak Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin anlama ve kavrama kabiliyetinin yüceliği görülebilir. Demek ki sevgili kardeşlerim, Peygamber Efendimizi tanıyabilmek için onun hayatını okuyacağız. Hadis-i şeriflerini okuyacağız. O zaman Resûl-i Kibriya'yı daha iyi tanıyacağız. Onun büyüklüğünü daha iyi fark edeceğiz. Aklının üstünlüğünü, kavrayışının mükemmelliğini o zaman göreceğiz. Sözlerindeki hikmetleri ancak onların üzerinde düşünmek suretiyle anlayabiliriz. Peygamber Efendimizin hadis-i şerifini gözümüzün önüne koyacağız. Ve sonra da ne buyuruyor burada diye üzerinde fikir yürüteceğiz. Düşüneceğiz. Aaa, şunu diyor, aaa bunu kastediyor diye fikir yürüteceğiz ve bu sayede Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellemin mükemmel aklını, mükemmel kavrayış kabiliyetini fark edeceğiz. (Arapça metin okuyor) İki cihan güneşi Efendimizin Sallallahu Aleyhi Vesellem, Tevrat, İncil ve diğer ilahi kitaplar hakkındaki bilgisini bilmek suretiyle onun ilminin derinliğini de anlayabiliriz, diyor. Çünkü Efendimiz Tevrat'tan bahsediyor. Incil'den bahsediyor oradaki, orada neler bulunduğundan bahsediyor. Tahrif edilen oradaki bilgilerin doğrusunu söylüyor. Işte bunları okuyacağız. Bunları okumak suretiyle, Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'i daha iyi tanıyacağız ve aanlayacağız. Onun için benim güzel kardeşlerim, size her zaman sık sık söylüyorum ki hadis-i şerifler rehberimiz olmalıdır. Hadisi şerifleri çok okumalıyız. Evimizde, ailemizle, çocuklarımızla birlikte okumalıyız. Onun güzel sesi evimizde yankılanmalı. Evet maalesef biz onun sesini duyma bahtiyarlığına eremedik. Ama onun hadisi şeriflerini dinlerken, evimizde okurken çocuklarımıza okuturken, biz de dinlerken o sesin üzerinde düşüneceğiz. İmam Tirmizi, sünenini tavsiye ederken başına şöyle yazmış. Kimin evinde bu kitap varsa orada konuşan bir peygamber vardır, diyor. Yani kimin evinde hadisi şerifler varsa anlayın ki orada konuşan bir peygamber vardır. Çünkü Peygamber Efendimizin o hadisi şerifleri okunacak, dinlenecek ve Onun sesi duyulacak. Konuşan peygamber. Bizim evimizde de olmalı değil mi? Elhamdülillah. Bizim evimizde de olmalı güzel kardeşim. Çocuklarımızın kulağı Efendimizin sözlerinden mahrum kalmasın. Bunu alışkanlık haline getirelim. Haftada 2 gün olur, 3 gün olur, i gün olur. Bir araya gelelim, oturalım. Hele çocuklarımız küçükse efendim, hanımınız onların seveceği şeyleri o saatte ikram etsin veya siz çarşıdan alıp getirdiğiniz şeyleri hadis dersinden hemen sonra ortaya getirin. Çocukların aklında o kalır önce, Biz hadis okuyacağız sonra da işte biz bunu yiyeceğiz filan gibisinden. İmam Malik diyor ya, babam bana hadis ezberletirken önce ezberlediğim her hadis için bir para verirdi. Çok hoşuma giderdi. Ben de onun için hadisleri ezberledim ama gün geldi artık parayı falan görmez oldum. Hadis sevgisi gönlüme yerleşti, diyor. Onun için çocuklarımıza biz bunu şimdiden verelim inşallah. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Peygamber Efendimizin, ne muazzam bir ilme sahip olduğunu nasıl öğrenebiliriz? Peygamber Efendimiz'in muazzam ilmini nasıl öğrenebiliriz? Ancak hakimlerin hikmetli sözleri hakkında neler söylediğini bilmek suretiyle. Hakim kim? Hikmetli konuşan, güzel sözler söyleyen insanlara hakim deriz. Hekim değil, hakim. Hikmetli söz söyleyen. Efendim, çünkü Peygamber Efendimiz hikmetli söz söyleyen insanların sözlerini değerlendirilmiştir, söylemiştir. Birtakım güzel sözleri beğendiğini ifade etmiştir. Eski milletlerin ibretli hayatlarıyla başlarından, o eski milletlerin başlarından geçen hadiseler hakkındaki sözlerini bilmek suretiyle öğrenebiliriz Efendimiz'in muazzam ilmini. Çünkü Efendimiz onu da değerlendirilmiştir. Eski milletlerin ibretli hayatlarını anlatmıştır. Başlarından geçen hadiseleri bize nakletmiştir. Hadis-i şeriflerde bunlar çokça vardır. Bunları bilerek Efendimizin ilminin derinliğini kavrarız diyor. Fahri Alem Efendimizin, derin bilgisi hakkında fikir sahibi olmak için Onun atasözleri tarzındaki ifadelerini okumak lazım. Biz buna Cevamiu'l-kelim diyoruz. Efendimizin hikmetli sözleri. Atasözlerimiz gibidir. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'i o cevamiu'l-kelim dediğimiz, hikmetli sözleri tıpkı atasözleri gibi hatırda kalır. Onların üzerinde düşünmemiz lazım diyor. Geçen derslerimizde bunu okumuştuk, söylemiştik. Toplum yönetimi hakkında kanunlar ve kaideler hakkındaki görüşlerini bilmek lazım. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'in toplum yönetimi, insanların yönetimi konusunda görüşleri vardır. Onları, o ifadeleri okumak lazım. Efendim. Ahlak kaideleri hakkında söylediklerini incelemek lazım. Güzel ahlaklı olmak için, Efendimizin tavsiye buyurduğu şeyleri gözümüzün önüne koymalı, okumalı ve onlar üzerinde düşünmeliyiz diyor. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin derim ilmi hakkında ancak o zaman fikir sahibi olabiliriz diyor. Yani sadece duyup geçmek suretiyle değil, Efendimizin böyle özlü hadisi şerifleri üzerinde, atasözleri tarzındaki hadisi şerifleri üzerinde düşünmemiz lazım. Bizim de biraz zihin yormamız lazım. O zaman anlarız ki Efendimiz ne kadar güzel şeyler söylemiş. Ne kadar hikmetli konuşmuş anlarız. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Ibare dediğimiz rüya tabiri, tabir diyoruz ya. Tabir, ibare, Araplar ibare diyorlar ona. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Bütün bu saydığımız şeylerde, yukarıdan beri saydığımız şeylerde, Resulü Kibriya Aleyhi Ekmelüt Tahayanın örnek alınacak ve uyulacak derin bilgileri vardır. Bu anlattığımız şeyler, Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin derin ilmiyle ortaya konmuştur. Resulü Ekrem'in bunlardan başka rüya tabirlerini görmelidir. Hadis-i, hadis kitaplarının bir kısmında Kütüb-i Sitte gibi hadis kitaplarında, kitabür rüya diye bölümler vardır. Kitaplar vardır. Oradaki rüya tabirlerini okumak lazım. Hastalıkların tedavisi hakkındaki görüşlerini okumak lazım diyor. Tıbbi Nebevi diyoruz ya. Efendimizin tıp hakkındaki, sağlık kaideleri hakkındaki efendim, hadis-i şeriflerini muhtelif alimler Et Tıbbun Nebevi adlı kitaplarında bir araya getirmişlerdir. Müellifimiz onu tavsiye ediyor, onu okumak lazım diyor. Hesap hakkında görüşleri var. Feraiz ilmi dediğimiz, mirasların taksimi konusundaki görüşleri var. Nesep dediğimiz, soy bilgisi hakkında Efendimizin görüşleri var. Bunları görmek lazım. Bunları okumak lazım diyor. Ve daha başka konularda ki Efendimizin görüşlerini ve buyruklarını incelemek lazım diyor. İnşallah Peygamber Efendimiz'in mucizeleri bahsinde bunları geniş bir şekilde ele alacağız diyor. Inşallah. Rabbim nasip etsin, orayı da okuyalım inşallah. O bahis zaten hepimizin heyecanla, okuyacağımız, dinleyeceğimiz bir bahistir. Uzun bir şekilde de almış müellifimiz. Yani günlerce inşallah Efendimiz'in mucizeleri okuyacağız. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Resul Ekrem'in mucizeleri bahsinde inşallah görüleceği üzere, Server'i Enbiya Efendimiz, bütün bu bilgileri bir hocadan öğrenmemiştir. Bu saydığımız bilgileri, Peygamber Efendimiz bir hocadan, bizim yaptığımız gibi öğrenmemiştir. Eski milletlerin kitaplarından okumamıştır. Biz ancak böyle bilgi sahibi oluyoruz, değil mi efendim? Efendim. Bir hocadan okuyarak veya bir kitap, kitaplardan okumak suretiyle ancak bilgi sahibi olabiliyoruz. Onun böyle bir şeye ihtiyacı yoktur. Çünkü onun hocası Allah Teala'dır. Eski milletlerin kitaplarından okumamıştır. Diğer milletlerin alimlerinden faydalanmamıştır. Yani Efendimizin yaşadığı devirde, çok meşhur Yahudi alimleri vardı. Medine'de çoktu bunlar. İşte onlardan biri Abdullah ibni Selam'dı ya. Efendimizi görür görmez, bu Tevrat'ta anlatılan peygamber dedi ve hemen iman etti. Peygamber Efendimiz, bunları, bu bilgileri bir kitaptan öğrenmemiştir, okumamıştır. Bütün bu bilgileri sadece Allah Teala'nın yardımı ile öğrenmiştir. Cebrail Aleyhisselam Efendimizin hocası, o da bizim hocamız. Bunu unutmamak lazım güzel kardeşlerim. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Peygamber Aleyhisselam, bu anlattığımız konuları okuma yazma bilmediğinden dolayı birinden öğrenmemiştir. Yani okuma yazma bilmiyordu ki, nereden öğrenecek diyesiniz. Böyle bir şey söyleyebilesiniz. Hayır. Okuma yazma bilmediği için öğrenmemezlik etmemiştir. Kainatın Rabbi onun kalbini ilimle doldurmuştur. Ihtiyacı yok ki başka bir şeye. Imanla doldurmuştur. Onun ne kadar değerli olduğunu, Resulü Kibriyasının ne kadar kıymetli olduğunu, ona ihsan ettiği mucizelerle ortaya koymuştur. Sultan Enbiyanın bilmediği mevzuları, okumadığı şeyleri Ona Allah Teala öğretmiş ve okutmuştur. Dediğim gibi, onun hocası Allahu Teala. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Fahri Kainat Efendimiz hakkında geniş bir, araştırma, inceleme yapıldığı zaman bütün bu anlattığımız konular çok iyi bir şekilde görülecektir diyor. Müellifimiz. Çok iyi bir şekilde öğrenecektir. Efendimiz hakkında geniş bir araştırma yapıldığı. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Ele aldığımız bu konulara dair her şeyi, yeniden ele almak suretiyle sözü uzatmayacağız diyor. Biz bu bahsettiğimiz konuları, tekrar tekrar burada el almayacağız. Lafı uzatmayacağız, Zira, Fahri Cihan Efendimizle ilgili hususlar saymakla bitmez, yazmakla bitmez. Onunla ilgili mevzular saymakla, okumakla, yazmakla bitmez. Onların hepsini kapsamlı bir hafıza da öğrenemez. Kapsamlı bir hafızada onları tutmak da mümkün değildir diyor. Bu kadar çoktur. (Arapça metin okuyor) Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellemin bildiği bu şeyler ne kadar, neden bu kadar çoktur? Yani Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem neden bu kadar çok şeyi biliyor? Neden? Çünkü onun olup bitenleri anlama ve kavrama derecesi bizim anlatamayacağımız kadar geniştir. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellemin olup biten hadiseleri anlama ve kavrama kabiliyeti bizim anlatamayacağımız kadar yüksektir. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Peygamber Efendimiz, bu anlattığımız, sözünü ettiğimiz muazzam bilgisine, Peygamber Efendimizin bu anlattığımız muazzam bilgisine bir de şunları ilave edelim. Neyi? Cenabı Hakk'ın ona öğrettiği eski zamanlarda olmuş, bitmiş şeylerin bilgisini ekleyelim. Allah Teala Hazretleri, Peygamber Efendimize eski devirlerde olan biten şeyleri de öğretmiştir. İşte o peygamberlerin hayatı hakkında, onların kıssaları ile ilgili anlattığı şeyler var ya, geçen dersimizde de okuduk, anlattık. Hani Hazreti Davut'tan, Hz Süleyman'dan misaller verdik. efendim, Bunları ona Allah Teala Hazretleri öğretmiştir. Aziz Allah Celle Şanuhu. Ve daha sonraki zamanlarda meydana gelecek olayların bilgisini ekleyelim. Daha da önemlisi, İsra ve Miraç'da gördüklerini bunları ekleyelim. Allah Teala ona Miraç hadisesinde neler öğretti? Biliyor muyuz? Bilemiyoruz. Neler gördü, neler gördü demekle yetiniyoruz. Değil mi? Neler öğretti, neler öğretti? Acaba bize onların kaçta kaçını söyledi? Ya, evet. İşte o zaman insanlar onun muazzam bilgisini anlayıp kavrayabilir, evet. Şöyle bir iki satırımız kaldı. Bu bahis de bitiyor. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Bu ayetin baş tarafı yok da, ben ona ilave ettim. Allah sana Kitabı Kuranı Kerimi indirdi, buyuruyor Allah Teala Hazretleri. Hikmeti verdi, Bu kısım burada yok aAma devamı şöyle. Ve sana bilmediklerini öğretti. Allah Teala diyor, Allah Teala Peygamber Efendimize böyle buyuruyor. Allah sana bilmediklerini öğretti. Allah'ın sana olan lütfu çok büyüktür. Nisa suresinin 113. ayeti kerimesidir. Ve son cümlemiz. (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) (Arapça metin okuyor) Allah Teala'nın, Seyyidi Kainat Efendimize öğrettiği bilgileri insanların akılları anlamaktan acizdir diyor. Allah Teala'nın, Peygamber Efendimize öğrettiği o derin bilgileri, biz anlayamayız. Aklımız onları anlamaktan acizdir. Zaten bize kavrayabileceğimiz kadarı anlatılıyor. Hazmedebileceğimiz kadarı anlatılıyor. Biraz daha fazla verilseydi o bilgi bize, aklımız onu taşıyamazdı. Insanların dilleri, Kainatın Efendisi'ni anlatmaktan acizdir, diyor. Öyledir. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'i, Cenabı Mevla övmüş de yaratmış. Her bakımda. Hem maddi güzellik bakımından, hem manevi derinlik bakımından. Onun kalbini, gönlünü bizim anlayamayacağımız ilimlerle doldurmuştur. O bize ancak bir kısmını, kaldırabileceğimiz kadarını söylemiştir. Yoksa Allahü Teala'nın Peygamber Efendimize öğrettiği o ilimleri, derin bilgileri anlamak mümkün değildir. Bizim gibi aciz beşer için. Yüce Rabbim hepimizi onun şefaatine nail eylesin. amin elhamdülillahi rabbil alemin El Fatiha